18 Ekim 2011 Salı

bardakların dibi olmasın!

iki haftadır salı toparlıyor pazartesi dağılan kafamı..
ve yine salı..başı yine geçen salı gibi çok başarılı değildi..geçen salıdan farklı ders vardı bu salı'da ama işte geçen hafta gelemeyen hatta yerine ne iyi edip de zeynep hocayı gönderen hocayla, geriye kalan son hocayla da tanışmış olduk..

keşke değiştirebiliyor olsaydık diyorum..yada başka seçeneğimiz olsaydı..başka bir hocadan almayı tercih ederdim..

pazartesi üstüne bir de bu hoşuma pek gidemeyen tanışma ardından yine azıcık inmişti işte moraller..bir yandan da şu bir haftadır olan hızlı yaşamanın, zamansızlığın ve dolayısıyla da yapmak isteyip de yapılamayanların iç sıkıntısı..

sonrasında yine yüreğime sular serpildi..ve işte bu adamı, daha doğrusu bu çocuğu ben tanıyorum..önceden de biliyorum hissi..keyif keyif keyif..gerilmek istemiyorum artık ey insanlık!..güzel beyin rüzgarları fırtınalarıyla dolu, hayattan şeylerle dolu, kitap tavsiyeleri, internet siteleri izlenceleri..

ah bugünün iki güzel kazancı..biri bager'den, diğeri bugün tanıştığım ve hemen ısındığım neslihan'dan..(vay hala hatırlıyorum ismini..oley :))
hemen bakıyorum not defterime neler yazılı (yazım hatası olabilir):

- Tony Gatlig
- Vengo
- exils
- Godjo Dilo
ve sanırım bunu izlemiştim ama
- kaplumbağalar da uçar

ve bagerden de
- Ted videoları
- Santa Claus'a Yolculuk
- Bitmeyecek Öykü

bu bekar salı en güzel bira eşliğinde balık ekmekle biterdi..öyle de oldu..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder